NETWORK
Network ikiden fazla bilgisayarın birbirleriyle iletişim halinde olmasıdır.
Bu iletişim internet üzerinden farklı kıtalardaki iki bilgisayar arasında
da olabilir , aynı mekan içinde olan iki bilgisayar arasında da. Eğer bu
bilgisayarlar aynı yerel alan içinde bulunurlarsa bu network ,
LAN
(local area network) olarak adlandırılır.
Bu iş için her bilgisayarda iletişimi sağlayan ethernet kartları ve gerekli
kablolar mutlaka olmalıdır. LAN büyüdükçe bu sisteme HUB , Server gibi
LAN`ın hızını ve yeteneğini arttıracak üniteler eklenir.
LAN İLE YAPILABİLECEKLERİNİZ
LAN`ın temel faydası verilerin paylaşımıdır. Ancak bunu çok farklı
yollarla kullanabilirsiniz. Örneğin ofislerde tek bir yazıcının bütün
ofis çalışanlarınca kullanılabilmesi , bütün kullanıcılar arasında
haberleşmenin bilgisayar ekranından yapılabilmesi , gelen faksların kullanıcıların
ekranında görüntülenebilmesi ve her kullanıcının kendi sisteminden faks
çekebilmesi , bir uygulamanın server üzerinde çalışırken birden fazla
kullanıcı tarafından kullanılabilmesi. Ev ve ofis kullanıcıları tek bir
internet bağlantısı ile birden fazla bilgisayarı internet’e bağlayabilir
, e-mail alıp verebilir ve hatta oyun oynayabilirler.
LAN TİPLERİ:
İki bilgisayar arasındaki LAN : Bu en küçük lan tipi aynı zamanda en
hesaplım olanıdır da. Her iki bilgisayara ethernet kartı takmak ve bu
kartları CAT5 standardında cross bir kablo ile bağlamak yeterlidir.
İkiden fazla bilgisayar arasında BNC ile kurulan LAN: Bilgisayar sayısı
ikiden fazla ise izlenebilecek iki yol vardır. Bunlardan birincisi tüm
bilgisayarlardaki ethernet kartlarını BNC kablolar yardımıyla seri olarak bağlamaktır.
Bu sistemde her bilgisayar bir sonrakine bağlanarak bir zincir kurulur.
Zincirin başına ve sonuna ise sonlandırıcı adı verilen bir parça yerleştirilir.
Ancak oldukça eski olan bu sistemin pek çok dezavantajı var. Bunlardan
birincisi BNC kablolarla 100Mbitlik bağlantı kurulamaması. Diğer bir
dezavantaj ise kablo ağının herhangi bir noktasındaki kopma veya arızanın
tüm LAN`ın iletişiminin kopmasına yol açması. Ancak üç-dört bilgisayar
arasında ucuza mal olacak bir LAN kurmak istiyorsanız bu sistemi tercih
edebilirsiniz.
İkiden fazla bilgisayarlar arasında CAT5
ile kurulan LAN : Günümüzde daha yaygın olan sistem ise tüm bilgisayarların
CAT5 tipi kablolarla bir HUB`a bağlanması. Bu sistemde isterseniz her
workstation aynı HUB`a bağlanarak birbirleriyle iletişim kurmaları sağlanabildiği
gibi HUB`a bir server bağlanarak server üzerinden bilgi paylaşımı sağlanabilir.
Bu sistem 100Mbit ile 1Gigabit arasındaki hızlarla çalışabildiği gibi her
makine HUB`a ayrı bir kablo ile bağlandığından bağlantılardan birindeki
arıza diğerlerini etkilememektedir. Ayrıca günümüzde network üzerinden
kullanılabilen programların pek çoğunda veri iletimi bu sisteme göre
tasarlanmıştır. Örneğin Logo veya ETA gibi bazı ticari programlar BNC
sistemi üzerinde çalışmamaktadır. (Bu son cümle bana oldukça mantıksız
geldi,daha önce bu programların BNC de çalıştığını gördüm,hem niye çalışmasın
ki ? –webmaster-)
BİR LAN`IN KURULMASI:
Kablolama
LAN`ınızı kurarken yapmanız gereken ilk
iş kabloların döşenmesi. Bu sanıldığından çok daha fazla dikkat
gerektiren bir iş. Kablolarınızın nereden geçeceğine karar verirken
kablonun üzerine basılmayacağından ve elektrik hattınıza minimum 10 cm
mesafeden geçtiğinden emin olun. Ayrıca kablonun üzerine ağır şeyler
konmaması gerektiğini de unutmayın. Sağlıklı bir yapı için kablolarınızın
zemin altındaki ya da duvar kenarındaki kanallardan geçmesi en uygun çözümdür.
Zemin altından geçen kanallar daha çok mimari işlemler gerektiğinden ancak
yeni yapılan veya tadilat halinde olan bir mekanda düşünülebilir. Ancak
duvar kenarından giden plastik kanallar hem daha pratik hem de daha hesaplı
bir çözüm sunar.
Network`ler de kullanılan kablolar diğer
kablolardan farlıdır. Bu kabloların döşenmesindeki en önemli problem
konnektörlerinin takılmasıdır. Eğer bilgisayarlar birbirine yakınsa 3 veya
5 metrelik hazır kablolar kullanabilirsiniz. Ancak daha fazla uzunluklar için
kendi kablolarınızın ucuna kendi konnektörlerinizi bağlamanız gerekebilir.
CAT5 kabloların uçlarındaki konnektörler bağlanırken kablo demeti içindeki
renkli ince kabloların belli bir sıraya dizilmesi ve konnektörün özel bir
pense ile sıkılması gerekir. Bu yüzden kabloların uzunluklarını tespit
edip sipariş üzerine yaptırmak işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Eğer
siz konnektörleri kendiniz takma imkanına sahipseniz konnektörlerin iyi sıkıldığından
emin olun. Eğer BNC kablo ile seri bağlantılı bir LAN kuracaksanız işiniz
daha kolay. Çünkü BNC`lerin konnektörlerini normal bir pense ile takmanız mümkün.
Ama BNC konnektörler daha önce bahsettiğimiz özel pense yardımıyla sıkılmak
üzere tasarlandığından normal pense ile bu iş biraz zordur.
ETHERNET KARTLARININ KURULMASI
Ethernet kartları bilgisayarın LAN ile iletişim kurmasını sağlar. Bu
kartların takılması diğer kartlardan farklı değildir. İsterseniz 10Mbit
isterseniz 10/100Mbit bir ethernet kartı seçin bulacağınız kart büyük
ihtimalle PCI olacaktır. İlk yapmanız gereken bilgisayarınızın kasasını
açtıktan sonra boş bir PCI yuvası seçmek. Bu yuvanın arka tarafını
kapayan metal parçasını çıkarın ; kartınızı yuvaya dik olarak yerleştirip
arka tarafını sabitleyen vidayı takın. Hepsi bu.
Daha sonra yapmanız gereken kartı windows`a tanıtmak. Kartı takıp
PC`nizi açtıktan sonra Windows`unuz Plug and Play sayesinde yeni kartınızı
algıladığını tanıyacak ve sizden driverların yerini soracaktır. Kart ile
birlikte gelen sürücü disketini ya da CD sini bilgisayara takın ve Windows`a
sürücülerin yerini gösterin. Aldığı sürücüleri yükledikten sonra
Windows sistemi açıp kapamanızı isteyecektir. Tekrar açıldıktan sonra
yapmanız gereken Başlat menusundan Ayarlar – Denetim masasını seçin.
Burada sistem aygıt yöneticisi sekmesine geçin. Buradaki listede Network Bağdaştırıcıları
isminde bir satır göreceksiniz. Bunun yanındaki artı işaretine basarak altındakilere
baktığınızda az önce yüklediğiniz ethernet kartını göreceksiniz. Kartınızın
yanındaki ikonun üzerindeki sarı ünlem veya kırmızı çarpı ethernet kartınızın
sürücülerinde bir hata olduğunu gösterir. Bu durumda sürücüleri tekrar yüklemeyi
veya daha yeni bir sürücü bulmayı düşünmelisiniz. Eğer herhangi bir işaret
görünmüyorsa ethernetiniz büyük olasılıkla çalışacaktır.
Bundan sonraki adım Network ayarlarını yapmak. Denetim masasına girerek
Network ikonuna ikim kere tıklayın ve network ayarlarına girin. Buradaki
pencerede yine ethernet kartınızın ismini göreceksiniz. Burası konfigürasyon
penceresidir. İlk yapmanız gereken networkünüzün cilent tipini , ardından
bu networkün konuşacağı dil olan protokolü seçmek.
Windows 95 PC lerin network tipi Client for
Microsoft Network`tür. Önce ekleye tıklayın , ardından İstemci ve
Microsoft`u seçip sonunda Client For Microsoft`a kadar ilerleyin ve bunu seçin.
Ardından ekle , iletişim kuralları , Microsoft`tan TCP/IP , Netbeui ve
IPX/SPX protokollerinden birini seçebilirsiniz. Hepsini de işaretleme şansınız
da var. Fakat bu durumda sistem %3 oranında yavaşlayacaktır. Konfigürasyon
penceresine geri döndükten sonra tanımlama sekmesinden PC`nizi diğer PC`lere
tanıtmanız gerekecek. Bilgisayar ismi kısmına sisteminize verdiğiniz
herhangi bir ismi Türkçe karakterler kullanmadan yazın. Aynı durum çalışma
grubu için isim verirken de geçerli yalnız aynı gruba dahil etmek istediğiniz
tüm bilgisayarlara aynı çalışma grubu ismi vermeyi unutmayın. Bilgisayar
tanımı kısmı doldurulmayabilir de. Artık Enter`a basabilirsiniz. Dosyalar yüklenecek
ve Windows sizden sistemi açıp kapamanızı isteyecektir. Windows tekrar açıldığında
sizden Microsoft Network`a girmeniz için bir şifre soracaktır. İstediğiniz
bir şifreyi yine Türkçe karakter kullanmamaya dikkat ederek yazınız.
Enter`a bastıktan sonra şifrenizi tekrar yazmanızı isteyecek. Şifrenizi
tekrarlayın.
KABLOLARIN TAKILMASI
Yapacağımız son işlemlerden biri
kabloların takılması. Eğer iki bilgisayar kullanıyorsanız CAT5 Cross
kablonuzu iki bilgisayarın ethernet kartları üzerindeki yuvalara takın. Eğer
ikiden fazla bilgisayarınız varsa bir HUB`a ihtiyacınız var. HUB fiyatları
son zamanlarda oldukça düştü. Küçük bir network için 10Mbit`lik bir HUB`ı
60$`ın altına bulabilirsiniz. HUB`lar 5`lik , 8`lik , 16`lık vs. gibi kullanıcı
sayılarına göre sınıflandırılır. Eğer ileride sisteme birkaç
bilgisayar daha ekleyecekseniz HUB`ınızı bayiden buna göre almak mantıklı
bir hareket olacaktır. Ancak HUB`ınız da yer kalmadıysa ve bağlamak istediğiniz
yeni bir bilgisayar varsa bir HUB daha alıp iki HUB`ı yine CAT5 kablo yardımıyla
birbirine bağlayarak kullanıcı sayınızı arttırabilirsiniz. Bilgisayarınızı
HUB`a bağlamak oldukça kolay. Her bilgisayarın ethernet kartını tek tek
CAT5 kablolar yardımıyla HUB`a girmeniz yeterli. Bilgisayarları hangi sıra
ile girdiğinizin önemi yok. Ayrıca HUB`ı adaptörü yardımıyla fişe
takmak dışında bir işlem yapmak zorunda değilsiniz.
PAYLAŞIM
Şimdi dosyalarınızı veya yazıcılarınızı
paylaştırmayı düşünebiliriz. Bunun için yine Denetim Masasından Ağ`a
ulaşıp Ekle , Hizmetten dosya ve yazıcı paylaşımınızı içeren Microsoft
Ağları için Dosya ve Yazıcı Paylaşımını seçmelisiniz. Gelecek
pencereden sadece dosya veya sadece yazıcınızı paylaştırma şansına
sahipsiniz. İki defa tamam tuşuna basıp , dosyalar yüklendikten sonra
PC`nizi tekrar başlatmanız gerekiyor.
Şifrenizi yazıp networke login olduktan
sonra Bilgisayarım`dan hard-diskinize mouse’un sağ tuşu ile tıklayarak
Paylaşımı seçin. Buradaki pencerede Paylaşımın Adı kısmına diğer
bilgisayarlar da hard – diskinizin adının ne olarak görünmesini istiyorsanız
belirtin. Alt taraftaki erişim türü kısmından hard-diskinize erişenlere
salt okuma sınırlaması getirebilirsiniz. Bu durumda hard-diskiniz üzerinde
kimse değişiklik yapamaz , herhangi bir dosyayı silemez , sadece sizin
makinenizden dosya kopyalayabilir. Bu seçeneğin virüs girmesini de engellediğini
unutmayın. Ancak isterseniz Tam Erişim hakkı vererek isteyenin hard-disk üzerinden
istediğini yapabilmesini sağlayabilirsiniz.
Elbette tüm hard-diskinize erişim vermek zorunda değilsiniz. Yukarıda
bahsettiğimiz işlemleri hard-diskinizdeki herhangi bir klasöre de
yapabilirsiniz. Yazıcınızı paylaştırmak için yapmanız gereken Başlat`tan
Ayarlar`ı oradan da yazıcıları seçmek. Açılan pencereden paylaştırmak
istediğiniz yazıcıya sağ tık yapıp paylaşımı seçin. Buradan yazıcının
adını belirleyebilir ve paylaştırabilirsiniz.
Bundan sonra networkünüzü kullanmaya başlayabilirsiniz. Masa üstündeki
ağ komşuları ikonuna tıklayarak diğer bilgisayarlardaki paylaştırılmış
dosyaları görebilirsiniz. Bu sisteme WinGate gibi bir proxy programı
ekleyerek internet erişiminizi de paylaşabilirsiniz. Ancak bir Exchange Server
ile farklı e-mail hesaplarını düzenlemek veya Fax Server ile her
bilgisayardan kolayca fax atıp alabilmek istiyorsanız bir server`a ihtiyacınız
olacak. İsterseniz kullandığınız bilgisayarlardan birini server olarak atayın
isterseniz ayrı bir bilgisayar alın. Ancak bunun için NT gibi network kullanımına
daha uygun bir işletim sistemi ve profesyonel yardıma ihtiyacınız olacak.
NETWORK SEÇİMİ VE KURULUMU
Bir bilgisayar ağı kurmadan önce tasarım konusunda belli kararlar almamız
gerekiyor. Eğer küçük bir ağ planlıyorsanız, bu süreç oldukça kısalmakla
beraber kesinlikle önemini yitirmeyecektir. İlk olarak , ağınızla hangi amaçlara
ulaşmak istediğinizi belirlemek için bir fizibilite ve sistem analizi çalışması
yapmanız gerekiyor. Böyle bir çalışma size doğru kit 'in seçiminde kuşkusuz
çok yardımcı olacaktır.
YÖNETİCİ ATANMASI
Bu safhada yarı veya tam zamanlı bir ağ sorumlusu atamanız ve ona gerekli
yetkileri vermeniz akıllıca olacaktır. Ağın verimliliği güvenirliliği ve
güvenliği açısından sorumluluğun tek noktada toplanması yararlıdır.
TEMEL ALTYAPISAL KARARLAR
Artık, ağ projenizi meydana getirme aşamasına geldiniz. Bu çalışmanın en
sıkıcı ve yorucu yanı kablo döşenmesidir. Ancak bu aşamada yapılacak
dikkatsizlikler ileride pahalı bir başağırısı kaynağınız olabilir.
Peki seçenekler ne ? İşte küçük bir liste:
- Koaksiyel kablo veya korumasız telefon kablosu (UTP) kullanan 10 MB/sn
veya 100MB/sn hızında Ethernet (diğer adıyla 10BaseT)
- 4 veya 16MB/sn hızında Token Ring
- 100MB/s hızında Fiber-optik dağılımlı veya bakır dağılımlı Veri
Arabirimi (FDDI-Fiber Distributed Data İnterface- Copper DDI)
- Asenkron Transfer Modu (ATM),155 MB/sn
En iyi seçenek hangisi? Herhalde 10 MB/sn hızındaki kategori 5 UTP üzerinden
Ethernet ,çünkü bu sistem oldukça ucuz ve genişletilmesi kolay. Toptan alındıklarında
daha da ucuzlayan Ethernet NICleri (Network Interface Card) 100-200 dolara gibi
fiyatlarla satın alabilirsiniz. Kartların yazılım yoluyla ayarlanabilir
olmasına dikkat ederseniz , hem her değişiklikte PC'leri açmaktan kurtulur
hem de şalter ayarlarının kaybedilmesi olasılığını yok edersiniz. Ayrıca
alacağınız kart , Novell NE2000 standardı ile uyumlu olmalı ve çok kullanılan
işletim sistemleri için sürücülerle beraber satılmalıdır. Çalıştığınız
teknisyenlerin çoğu NICkonusunda deneyimli olacaklardır.
NIC'lerinizi koaksiyel kablolar yardımıyla birbirine bağlayabilirsiniz
ancak sisteminiz kablolarda meydana gelecek arızalara karşı savunmasız
olacaktır ve en küçük hasarda bütün ağ kullanım dışı kalacaktır.
Katagori 5 tipi UTP kullanılan sistemler ise bütün kablolar tek bir kutuda
toplandıkları için daha hızlı ve güvenilirdirler. Kablolardan birinde
meydana gelecek olan arıza sadece bir PC'yi etkiler.
Bu kutulardan biri olan Hewlett-Packard J2610A, fiyat verim oranı en yüksek
ürünlerden biridir. Küçük çalışma grupları için tasarlanan sekiz kapılı
bu kutu ,250-350 dolar arasında fiyatlara bulunabiliyor. Kutuyu aldığınızda
yapmanız gereken tek işlem , kutuya NIC'lerden gelen kabloları ön panel aracılığıyla
bağlamak. Sonra Windows For Workgroups kullanarak yazıcıları ve sabit
diskleri paylaşabilirsiniz.
Ayrıca iki ayrı çalışma grubunuz varsa ve bunları birleştirmek
istiyorsanız, bir kutunun herhangi bir kapısını diğer bir kutunun birinci
kapısına bağlamanız ve bir düğmeye basmanız yeterlidir. Arka panelde ,
koaksiyel , hatta fiber-optik kablo bağlantıları imkanı sunan ve birçok ağı
birleştirmeye yarayan modül yuvası ve bütün ağı yönetebilecek bir PC bağlamak
için bir kart girişi bulunuyor. Bu PC yardımıyla kutuya bağlı terminalleri
görebilir, bir kapının statüsünü inceleyip değiştirebilir, LAN trafiğini
ve aşırı yükleme verilerini görebilir ve kutuyu sıfırlayabilirsiniz.
Diğer kablo şemaları, özel ihtiyaçlarınızın olmadığını
varsayarsak , maliyet açısından Ethernet ile baş edemiyorlar. IBM tarafından
tasarlanan Token Ring sisteminin çeşitli avantajları var. Yıldız biçimindeki
bu yapılanma cinsi 4MB/sn hızında olmasına rağmen 10MB/sn hızında
Ethernet kadar hızlı çalışıyor (eğer ağ çok yüklüyse daha da hızlı.
Koaksiyel Ethernet'den daha güvenli olan bu sistemin maliyeti de oldukça yüksek
tutuyor.
100MB/sn hızında Ethernet sistemlerine ,
bant genişliği önemli değilse pek rağbet etmeyin. Yalnız kablolarınız
ilerideki bir genişleme olasılığına karşılık 100MB/sn hızında
olsunlar. Kapasite sorunlarını yeni bir kutu ekleyerek çözmek daha etkili
oluyor.
Şu sırada hızlı Ethernet için üç
standart rekabet ediyor ve yanlış seçim yapma olasılığı hayli yüksek.
Ayrıca seçim yaptığınızda yeni bir teknoloji olan ATM hepsinin pabucunu
dama atmış olabilir. Fiber-Optik teknolojisiyle uğraşmanız gereksiz: bakır
UTP'ler 100MB/sn Ethernet ve hatta 155MB/sn ATM için bile yeterli oluyorlar.
BAŞKA BİRİMİ ? KENDİNİZ Mİ ?
Sisteminizi kendiniz kurarak maliyeti düşürebilirsiniz ancak kablo ağınız
güvenilir olmazsa kazandığınızdan daha fazlasını kaybedebilirsiniz. İzlenecek
en akıllıca yol önce sistemin nasıl kurulacağını esaslıca öğrenmek,
sonra da uzmanları çağırıp sistemi kurması onlara bırakmak. Böylece hem
onların anlattıklarını anlayabilecek , hem de işlerinin ehli olup olmadıklarını
anlayabileceksiniz. Seçtiğiniz uzmanların daha önce çalıştıkları
firmalarla görüşmek de oldukça yararlı bir adım olacaktır.
Kablo ve konnektör alımında tasarrufa
gitmeyin. Bütün işiniz o ince kabloların içinden akacak. Eğer koaksiyel
kablo kullanacaksanız en kaliteli T-fişleri seçin. Eğer tavsiye edilen
10BaseT sistemini kullanacaksanız 100MB/sn hızında kategori 5 UTP seçin;
ileride sistem genişlediğinde kabloları değiştirmek zorunda kalmazsınız.
Kabloları yerden yürütmeyin, tavana döşeyip bütün çalışma masalarına
kablo indirin (zamanla tüm çalışanların ağa katılacaklarını hesaplayın).
Bütün şemayı kağıda dökün ve sık sık güncelleştirerek bir yerde
saklayın.
PEER TO PEER VEYA SERVER
Kablo döşeme safhasını tamamladığınızda,
ağ tipinizi belirlemenin zamanı gelmiştir. Windows for workgroups tarafından
temsil edilen peer-to-peer ağlar, elde bulunan PC'ler kullanılarak teşkil
edilebilmesi açısından yüzeyde kullanışlı görülüyor. Ağın üzerindeki
herhangi bir makinenin sabit diskine ,CD-ROM sürücüsüne veya yazıcısına
ulaşabilirsiniz. Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var. Ulaştığınız PC
,başkası tarafından da kullanıldığı için üzerine iki kat yük binmiş
oluyor. Düşük güçte çalışan bir PC bu yükü kaldıramayabilir. Ulaşmak
istediğiniz bilginin bulunduğu PC'nin sahibi verileri yedeklemeyi ihmal
edebilir veya yazıcının bağlı olduğu makina kapalı olabilir. Diğer
alternatif olan Server sistemlerinde ortak kullanılan tüm kaynaklar kendi işletim
sistemine sahip olan (Novell Netware veya WindowsNT ) ayrı bir PC'de , yani
Serverda bulunur. Server uygulamalarının çalıştırılmasında kullanılmayıp
sadece dosya yönetimine ayrılırsa ağın hızı önemli artışlar gösterecektir.
Bütün veriler Server içinde saklanacağından yedeklenmeleri çok kolay
olacaktır. Server'ın güç kaynağı korumalı olabilir, ve hatta güvenli bir
yerde kilitli durabilir.
İŞLETİM SİSTEMİ SEÇİMİ
Ağ işletim sistemi, tamamen kullanıcılar
ağ biçimine bağlı olarak yapılmalıdır. Bu sistemlerden en çok kullanılanı
olan Windows For Workgroups ,LANtastics veya PowerLan kadar güçlü olmasa da
çok popüler ve geniş bir destek hizmetine sahip.
Novell firması da , server ağları alanında
50.000 sertifikalı mühendis ile sektörün %72'sini elinde tutuyor. WindowsNT
ise Microsoft'un bilgisayar ağları alanındaki tecrübe eksikliğinden dolayı
yüksek bir pazar payına sahip değil. Sistemin yönetiminin kolay olması da
dikkat edilmesi gereken bir husus teşkil ediyor. Örneğin Netware 3, çok
etkili bir güvenlik sistemine sahip olmasına rağmen , ek ağ yönetim araçlarının
yardımı olmaksızın ,özellikle birçok server’ı olan sistemlerde kurulması
çok zor olan bir işletim sistemi. Kurulmadaki aksaklıklardan dolayı şifrelere
ve dizinlere çok fazla insan ulaşabilecektir. Netware 4 ve WindowsNT ,bu
konuda gayet iyiler ancak Windows For Workgroups'u etkili bir biçimde yönetebilmek
için sisteme bir NT server katmalısınız
HANGİ UYGULAMALAR ?
Uygulamaların çalıştırılması için
iki ayrı şekil mevcut: Client Server ve File Server. Client Server, uygulamanın
kullanıcı ara birimiyle bilgi işlem birimlerini birbirinden ayırır. İsteğinizi
ve gerekli verileri terminalinizden girersiniz ve bunlar serverda işlenip
terminalinize geri gelir. Terminalde bu sonuçları belli bir şekle sokarak
size sunar. Böylece ağ içerisinde en az miktarda veri dolaşmış olur. Veri
tabanları bunun en önemli örneklerindendir. File Server uygulamaları ise ,bütün
verileri terminale kopyalar, bunları terminalde işler ve sonuçları gösterir.
Bu işlemler trafiği oldukça yoğunlaştırdığı için sadece düşük
hacimli sistemlerde kullanışlıdır. Seçtiğiniz uygulamaların çok kullanıcılı
bir ortam için yazılmış olmaları da çok önemlidir. Özellikle kullanıcısı
arttıkça sürüne sürüne çalışmaya başlayan veri tabanlarına dikkat
edin. Ağınızın bakımına da dikkat etmelisiniz. İşlenen veri miktarı,
hatalar ve güvenlik ihlalleri ile ilgili raporlar çok yararlı olacaktırlar.
Ortak kullanılan veriler ,kimsenin hatırlamasına gerek kalmadan, otomatik
olarak yedeklenmelidir.
HANGİ DONANIM ?
Kullanıcı iş istasyonları için PC seçimi işletim sistemi ve kullanılan
yazılıma bağlı olmasa da , peer-to-peer sistemlerde PC kapasiteleri ne kadar
yüksek kapasitede olursa o kadar iyi verim alınacaktır. Eğer server
alacaksanız, asla en azıyla yetinmeyin. Ağın hızı bellek miktarı ile doğru
orantılı olduğundan ,özellikle bu alanda hiç tasarrufa gitmeyin. Satın
alabileceğiniz en büyük ve en hızlı sabit diski seçin eğer ağınız iyi
çalışıyorsa ,yere olan talep sizi şaşırtacaktır.
Herhangi bir PC server görevi görebilse de sadece bu görev için üretilen
sistemleri tercih etmek akıllıca olacaktır. SCSI, PCI veri yolu üzerinde çalışıp
,işlemcinin yükünü azalttığı için multitasking ortamlarda çok daha
kullanışlıdır. Saklanan verileri birkaç yere birden yazan sistemleri seçin
. Bu konuda parayı esirgemezseniz, hatalı bir diski hiçbir veri kaybına uğramadan
ve servere kapatmadan değiştirmenize olanak tanıyan sistemler alabilirsiniz.
Eğer sisteminiz ortak kullanımdaki prize bağlı tek bir güç kaynağı ile
çalışıyorsa , gelişmiş bir RAID sistemine yatırım yapmak aptalca olacaktır.
Daima kesintisiz güç kaynağı kullanın ve serverı elektrik şebekesine fiş
kullanmadan direkt bağlayın. Ayrıca server'ın kutusunun kilitlenebilir olması
da kontrollerle oynamasını engelleyecektir. Hatta kutunun alarmı bile
olabilir.
BAŞARI NASIL ANLAŞILIR ?
Eğer insanlar verileri hala birbirlerine disketlerle geçiriyorlarsa ,
verilerini ağa yazmaktan korkuyorlarsa , bazıları kendilerine ait yazıcılar
kullanıyorlarsa ve serverdan ortak olarak kullanılan uygulamalar oldukça az
ise ,ağınız beklentilerinize cevap vermiyor demektir. Başarılı bir ağ ise
kendini fark ettirmeden çok yoğun bir şekilde kullanılır. Başarının en
ideal göstergesi bir çalışanın ağzından çıkacak şu sözlerdir:
"Biz bilgisayar ağı kullanmıyoruz. Ben bütün verilerimi M sürücümde
saklıyorum.
SPEED TRAPS:Uygulamalarda
yaşanan hız sorunlarının nedenleri arasında çok kullanıcılı sistemler için
tasarlanmamış olmaları,ağa çok yük binmesi serverın hafızasının az
olması veya disket sisteminin yavaş olması ve NIC'lerin yavaş olmaları sıralanabilir.
ALLHOA
:Başlangıçta , Allhoanet ,
oldukça büyük olan Hawall Üniversitesi kampüsündeki radyo vericilerinin
ortak bir kanal kullanmalarına olanak tanıyordu. Bu sistem gelişerek birçok
PC'nin veri yolu adı verilen ortak bir kabloyu paylaşmalarına olanak tanıyan
Ethernet'e dönüştü.
BYTE RAID
:RAID(Redundant Array of
Inexpensive Disks, ucuz diskler serisi), hızlı modemlerdeki hata düzeltme
mekanizması gibi çalışırlar. Veriler tek bir yere yazılacaklarına birçok
diske ya kopyalanır ya da yayılır. Bir disk bozulduğunda , diğer disklerde
eksikliğini gidermek için yeterli bilgi mevcuttur.
POINT TO POINT
:ATM(Asenkron
Transfer Mode) aynı bir telefon santrali gibi şalterler yardımıyla bir
noktayı diğerine bağlar; ağın bant genişliği paylaşılmaz ve görüntü
iletimi gibi zanam hassasiyeti olan uygulamalara öncelik tanınabilir.
IN CHARGE
:Sadece tek bir insanın bütün
bir ağa erişimi olmalıdır. Eğer bu mümkün değilse, rutin işlemlerin
genel şifreye gereksinim duymamalarına dikkat edin.
TCP/IP NEDİR?
Protokol , bir iletişim sürecinde ,
internet bağlantısını sağlayan noktalar arasındaki , gidip gelen mesajlaşmayı
düzenleyen kurallar dizisidir. Bu protokoller birbirleriyle iletişim içinde
bulunan gerek donanım gerekse yazılımlar arasında oluşur. İletişimin gerçekleşmesi
için her öğenin bu protokolü kabul etmiş ve uyguluyor olması gerekir.
TCP/IP de bu şekilde oluşan yüzden fazla
bilgi iletişim protokolün toplandığı bir protokoller ailesidir. Bunlardan
en önemlileri TCP ( Transmission Control Protocol ) ve IP ( Internet Protokol )
olduğu için bu ismi almıştır.
Bir bilgisayar ağında kullanılan
protokol ne olursa olsun aslında bilgisayarlar fiziksel adresleri ile
birbirlerini tanır ve iletişimde bulunurlar. Bu fiziksel adres ağ kartı veya
ağa bağlanmayı sağlayan her hangi bir donanımın içinde hiçbir şekilde
değiştirilmesi mümkün olmayan 48 bit olan bir numaradır. TCP/IP protokolünde
diğer bilgisayarlardan farklı olarak her bilgisayar bir IP numarası alır.
Görünüşü “ 194.62.15.2 “ şeklindedir.
İnternet`te bulunan her bilgisayarın kendine ait bir IP numarası vardır ve
sadece ona aittir. IP adresleri 32 bitlik düzendedirler ama kolay
okunabilmeleri için 8 bitlik 4 gruba ayrılmışlardır.
Internet üzerinde veri alış verişi
yapan alıcı ve göndericiyi tanımlamaktadırlar. Veriler gönderilirken
mutlaka gönderenin IP adresini taşırlar. Alıcının adresi de adresteki “
domain ” , adrese göre çözümlenir ve gönderilir.
IP adres yapısının 2 bölümü vardır.
Birincisi bilgisayarın bağlı olduğu özel bir ağın numarası ikincisi ise
bilgisayarların özel numarasıdır. Veriler dolaşım sırasında Router
denilen yönlendiricilerden geçerken sadece bu özel ağın numarasına bakılır.
IP adresleri a,b,c,d,e adı verilen beş sınıfa ayrılmışlardır. A sınıfı
adresleri ilk “oktet“ ile belirlenir ve 0 ile 126 arasında olmalıdır. Örneğin
124.0.0.0 A sınıfı bir IP dir. Aynı şekilde B ilk iki oktetle belirlenir ve
ilk okteti 129 ile 191 arasındadır. C sınıfı ise ilk üç okteti kullanır
ve ilk okteti 192 ile 223 arasındadır. D ve E sınıfı IP`ler ise kullanılmazlar
zira sadece test amaçlıdırlar.
Bir örnek vermek gerekirse , siz ISS`a
telefon hattı ile bağlandığınızda ISS`in ağına dahil oluyorsunuz. Daha
evvel alınmış olan IP adresi havuzundan size bir adres veriliyor. Mesela IP
adresiniz 194.62.15.2 ise , ISS`nizin aldığı IP adresinin sınıfı C`dir.
Yani üç oktet içinde bulunduğunuz ağı , sonda bulunan oktet da sizin
bilgisayarınızın o andaki adresini temsil eder.
ROUTER
Router internet üzerinde kullanılan , paketlerin varış noktalarına giderken
ki bir sonraki uğrak noktalarını belirleyen bir donanım veya kimi zaman bir
yazılımdır. Router en az iki ağı birbirine bağlar ve paketlerin hangi yönde
gideceğini bağlı olduğu ağların yapılarına ve durumlarına göre
belirler. Router`lar olası her türlü yön hakkında bilgileri ve durumlarına
ilişkin bir tablo oluştururlar. Bu bilgiyi paketlerin iletilmesi sırasında
en güvenli ve en masrafsız yo hesaplayarak yönlendirme işlemini gerçekleştirirler.
İNTERNET PROTOKOLÜ IP
Internet`te herhangi bir veri gönderirken veya alırken , örneğin bir eposta
ya da web sitesi , mesajlar küçük paketlere bölünür. Her paketin üzerinde
gönderenin ve alıcının IP adresleri yazılı olarak bulunur. Her paket öncelikle
“Gateway” adı verilen bilgisayardan geçer. Bu bilgisayar paketletin üzerindeki
alıcının adresini okur ve buna göre paketleri yönlendirir. Bu işlem alıcının
adresine en yakın bilgisayara kadar böyle devam eder. Bu en son bilgisayar da
paketleri alıcı bilgisayara gönderir. Internet protokolüne göre yol alan bu
paketler birçok değişik yönden giderek alıcıya ulaşabilirler. Hatta
paketler olması gerektiği sırada da alıcıya ulaşmayabilirler. Internet
protokolünün amacı sadece bu paketleri göndermektir. Paketleri eski düzenine
getirmek bir başka protokolün yani TCP`nin görevidir.
DOMAİN NAME SYSTEM
IP adresleri ezberlenmesinin zorluğu nedeniyle , genellikle bilgisayarlar
“ host “ adlarıyla anılırlar. Yani internet üzerindeki her bilgisayarın
bir IP adresi bir de “ host “ ismi bulunur. Fakat iletişimin sağlanması için
bu isimlerin tekrardan IP adreslerine çevrilmeleri gerekir. Bu yüzden bu çevirme
işlemini yapması amacıyla DNS Domain Name System kullanılır. İnternet`te
bulunan her IP adresini ve alan adını barındıran bir veribankasıdır. Bu
sistem, öyle kurulmuştur ki , bu veritabanı belirli kriterlere göre ayrılır
ve sınıflandırılır.
Bir bilgisayarın alan adı , isim.com şeklindedir. Ayrıca bulunduğu ülkeye
göre sonuna ülkenin kodu da eklenir. Örneğin Türkiye`de bulunan bir alan adı
şu şekilde olacaktır : “ isim.com.tr “ .
Bu her alanla ilgili birer DNS sunucusu vardır. “tr” domainini alan bütün
bilgisayarların listesi bir sunucuda tutular. Veya sonu sadece “.com”la
bitenler Amerika`da bir DNS sunucu bilgisayarda tutulur. Bu adresler sondan başa
doğru ayrıştırılır. Yani “isim.com.tr” adına göre ayrılır. Ve diğer
aynı adlı bilgisayarlarla birlikte düzenlenir. Eğer sonunda bir ülke adı
yoksa, ki bu sadece Amerika`daki bilgisayarlar için geçerlidir , direkt
“.com” adına bakılarak ayrıştırılır. Bunlara üst düzey domain de
denilir.
.com ticari şirketler
.edu eğitim kurumları
.org ticari olmayan organizasyonlar
.net internet omurgası görevini üstlenen ağlar
.gov hükümete bağlı kurumlar
.mil askeri kurumlar
Bilgisayarımızda bir adres girdiğimizde bu bilgiler direkt olarak ilgili DNS
sunucusuna ulaştırılır. Bu DNS sunucu eğer bu bilgisayarın bilgisini içeriyorsa
DNS istemcisine hemen ilgili adresin IP adresini ulaştırır.
ARP ADSRESS RESOLUTİON PROTOCOL
Yerel bir ağ üzerinde IP adresleri belirlenmiş bilgisayarlar mesajlaşmaya başlamadan
önce normalde IP adresinin sahibinin fiziksel adresini sorgulayan gelen bir yayın
yaparlar ( broadcasting ). IP adresine sahip bilgisayar kendi fiziksel adresini
içeren bir mesajı istemci bilgisayara gönderir ve böylece gerçek veri gönderimi
bu adres üzerinden yapılmış olur.
IP ROUTİNG
Paketlerin net ortamında yönlendirilmesi ve gönderilmesi işlemi Internet
Protokolünün görevidir. Paketlerin üzerlerinde yazılı olan adreslere
bakarak bunu bir yönlendirme tablosundaki bilgilerle karşılaştırır ve yönlendirmeyi
yapar. Bu tablonun oluşturulması görevi ise routing protocolün görevidir.
Routing protokolün de çeşitleri vardır ama bunlardan sadece bir tanesi
internet yönlendirme domainleri arasında bilgi alışverişi yapar.
ICMP
Internet Control Message Protokol bu protokol internet protokolün veri iletişimi
sırasında beklenmedik bir olay gerçekleşmesi halinde göndereni uyarma görevi
üstlenmiştir. ICMP mesajlarına örnek verecek olursak :
Destination Unreachable
: Bu mesaj varış
noktası olan hostun erişilmez olduğunu belirtmek için kullanılır. Yani alıcının
bulunduğu ağ tanımsız ya da ulaşılamaz haldedir.
Echo And Echo Reply : Bu iki mesaj türü alıcının erişilebilir olup olmadığını
anlamak için kullanılır. Gönderen bilgisayar alıcıya veri içeren bir echo
mesajı atar. Karşılığında alıcı bilgisayardan cevap yani echo reply
gelirse , alıcı bilgisayarın ağ üzerinde erişilebilir olduğunu gösterir.
TCP
Daha önce de belirtildiği gibi veriler küçük paketlere ayrılıp gönderilirken
değişik yollardan ve değişik sıralar ile gönderilirler. Bu paketlerin sıralamasını
sağlayan protokolün adı TCP (Transmission Control Protokol)`dir. Örneğin
bize gelen herhangi bir veri önce paketlere ayrılır. Bu paketleme işlemini
gerçekleştiren TCP aynı zamanda bu paketleri sırası ile numaralandırır ve
adreslendirir ve IP katmanına gönderir. Artık gönderme işlemi sadece
internet protokolünün elindedir. Paketler yola çıktıktan sonra
birbirlerinden ayrılır ve farklı yönleri takip ederler. Bilgisayarımıza
ulaştığında bizim bu paketleri bir bütün olarak ve tam sırasıyla görmemizi
sağlayan gene TCP`dir. Aynı zamanda TCP/IP `nin en güvenilir protokol olmasını
sağlayan işlevi de yerine getirir. Paketlerin belirli bir kısmı ulaştıktan
sonra eğer paket sağlam ise TCP bize bir onay gönderir. Eğer paketlerde bir
sorun var ise , bu onay gelmez ve biz bu verileri baştan göndermek zorunda kalırız.
Yani diğer protokollerden farkı paketlere bir şey olması halinde biz bunu
mutlaka biliriz ve eksikleri tekrardan göndermek suretiyle iletişimi kesin
tamamlamış oluruz.
UDP
User Datagram Protokol TCP`nin aksine az güvenilir ama daha hızlı olmayı amaçlayan
bir protokoldür. Bazı basit istem ve cevap ile işleyen uygulamalarda kullanılması
işlemin daha hızlı gelişmesini sağlar. UDP`nin yaptığı paket üzerinde
bulunan IP numarasını yanına bir adet port numarası eklemek ve böylece
uygulamaların çalışması için gereken socketleri oluşturmak. İnternet`i
oluşturan TCP/IP`nin bir başka katmanında bulunan bazı protokol ve
uygulamalar da şöyledir:
TELNET:
“ Telecommunication Network
“ ibaresinin kısaltılmışı, kullanıcıya başka bir hosta bağlanıp ağ
üzerindeki diğer hostlara ulaşma imkanı veren bir terminal protokolü
FTP:
“ File Tranfer Protokol” kullanıcıya
kendi bilgisayarı ile başka bir bilgisayar arasında dosya transferi
yapabilmesine olanak veren bir protokol
ARCHİE:
Kullanıcıya kayıtlı tüm anonymous FTP sunucularında belirli bir dosyanın
adını aramasına olanak veren bir araç.
GOPHER:
İnsanlara mönü bazlı ve
hiyerarşik bir arayüz kullanarak veri repositories arasında arama yapılmasına
olanak verev bir araç
SMTP:
“Simple Mail Transfer
Protokol” internet üzerinde elektronik olarak posta alım ve gönderimini sağlayan
standart bir protokol. SMTP internet üzerindeki e-posta sunucuları arasında
ve herhangi bir bilgisayardan e-posta sunucuları arasında ve herhangi
bilgisayardan e-posta sunucusuna posta ulaşmasını sağlar.
HTTP:
“The Hypertext Transfer
Protokol” internet üzerinde bilgi değişimini sağlayan baz protokol. WWW üzerinde
bilgiler kullanıldığı sisteme bakmaksızın HTML formatında yazılır ve
her sistem bu formatı tanır.
FİNGER:
Diğer kullanıcıların ya da
hostların internet üzerindeki durumunu öğrenmek için kullanılır.
POP:
“The Post Office Protokol” bir
kullanıcının e-posta programı ile e-posta sunucu arasındaki POP e-posta
sunucusundan istemciye postaların alınmasını ve kullanıcıların kendi
posta kutularını yönetmelerine olanak verir.
DNS:
“The Domain Name System”
internet üzerinde bulunan isimleri ve bunlara ait IP adreslerini düzenler. Aynı
zamanda posta ve isim sunucularını da alan adları ilişkilendirir.
SNMP:
“The Simple Network Management
Protokol” TCP/IP bazlı network araçlarını yönetmeye yönelik prosedürleri
ve veritabanlarını belirler. SNMP (RFC 1157) is widely deployed in local and
wide area network
PİNG:
“The Packet Internet Groper”
, bir sistemdeki kullanıcıya diğer bağlı bilgisayarların durumu ve mesajlaşma
süresinde yaşanan gecikmeleri öğrenmesine olanak verir. ICMP Echo mesajlarını
kullanır.
Whois/NICKNAME:
Kullanıcıya internet
üzerindeki “domain” ve “domain”`ler hakkındaki irtibat bilgilerini
derleyen veri tabanlarında arama yapma olanağı verir.
TRACEROUTE:
Paketlerin uzaktaki başka
bir bilgisayara giderken ki yolunu takip edip öğrenmeye yarayan bir araçtır.